ŞU AYNADAKİ “EĞER BENSEM”

Eksik uçar martılar deniz kısalmışsa

Birini vursam sadece birini eğer bensem

Boynu bükük bir gök düşer ellerime

Martıları havada yarım bırakıp

Şehirler kurtulur güneşten ve renkten

Kavramlar zıddına döner eğer bensem

 

Şiirleri yıllardır dergimizde ve Dergah dergisinde yayınlanan Sümeyra Misge Yaman’ın sabırsızlıkla beklenen ikinci şiir kitabı Eğer Bensem nihayet okuyucuyla buluşuyor.

Karabatak’ı elime heyecanla aldığımda ilk okuduğum şiirlerdendir Sümeyra Misge Yaman’ın şiirleri. Bu önceliğin atölyeden gelen tanışıklığımızla ilgili olması muhtemeldi. Ancak Yaman’ın şiirlerini okudukça onu hiç tanımamış olsam da ilk okuyacağım şiirlerin onunkiler olacağını fark ettim.

Şiirin mutfağında olanlar tekniğin ne kadar önemli bir konu olduğunu çok iyi bilirler. Şiirin kalıcılığını sağlayan temel husus anlam ile tekniğin uyuşması ve birbirini tamamlamasıdır. Yaman'ın şiiri hem tekniği hem de güçlü anlatımıyla kalıcılığı yakalayacağının ipuçlarını veriyor.

Şiirin tabiatında gizem olduğu şüphesiz. Yaman'ın şiiri de sırlarla dolu ve bu kuralı çiğnememiş. Anlamı okuruna sezdirmekle yetinmiş. Şiirin tamamlanması için de okuyucunun emeği bu noktada çok önemli. Bu özellik de Yaman'ın şiirinin ne kadar derin ve kapılarla dolu olduğunun bir göstergesi. Okur kapıyı araladığında biraz da kendi odasına giriyor.

Yaman'ın şiirleri birbirini destekleyen satırlar ve dozu iyi ayarlanmış tekrarlarla sağlam bir iskelete sahip. Kendine özgü betimlemeleriyle bu iskelete güçlü bir vücut çiziyor. Sonrasında da bir heykeltıraş ustalığıyla ayrıntıları tamamlıyor rengarenk kelimelerle. Belki de en güzeli her okuyan farklı bir yüz görüyor şiirlerinde.

Hiçbir şiir tek değildir. Her şiir okunduğu kadardır. Her okuyan farklı bir metin okur aslında. Gerçek ve güzel şiir biraz da aynaya benzer. Aynada görünen farklı yüzler. Elimizde kendi kendini sorgulayan bir kitap var. Aynı zamanda okudukça da kendini sorguluyor insan. Anlamı kütlesiyle ters orantılı dopdolu bir kitap.

.

.

Ne kadar aciz Rabbim şu aklı olanlar

Sana tanrı denilmesin

Tanımadan tane tane ineni

Herkesi tanrı yaparız ne kadar aciz”

.

.

 

Yalnız kaldığımızda muhasebe ettiğimiz bazı hususları yüzümüze ışıl ışıl yansıtan satırlarla dolu Eğer Bensem. Kitabı okudukça insan en çok kendisiyle konuşuyor ve sıkılmadan aynı sayfada kalakalıyor.

 

.

.

“Ya öldüğünde

Kime benzer insan”

.

.

“Bir günah az ve daha az

Tanıyoruz nasılsa”

.

.

“Ağzına yeni gizlenen o eski ses kimin

Kimin çizgili sayfalarda eğri yazılan o isim

Ben eksiğim kabul et mükemmeldir yanan taş”

.

.

 

Eğer Bensem’de dikkati çeken bir diğer nokta da yer yer sertleşen etkili üslup. Aynı vurucu dille yazılan satırlar üst üste yazılsa okuru yorması muhtemel. Ancak kitapta dozu iyi ayarlanmış bir sertlik söz konusu. Bir aşçı edasıyla hazırlanmış şiirlerin yağı, tuzu, suyu kararında.

 

.

.

“Parmaklarım akıyor bir nehir

Boşaltmalıyım bu sesi

Bölmeden beni yıpratan

Damar damar büyüyen açılmıyor ağzım

Ağzım duvar

Kurumuş kapkalın ağzım”

.

.

 

 

Şiirleri okumaya başladığımda, elimde bir çırpıda okunacak bir kitap olmadığını anladım. Her kelimesinin yoğun bir emekle yazıldığı besbelli. En çok merak ettiğim de Yaman’ın müsveddeleri, şiirinin arka odaları, mutfağı... Bir sayfaya sığan şiirler acaba kaç sayfalık bir serüvenden sonra yolculuğunu tamamladı… Gelişi güzel yazılmış şiirler değil hiçbiri. Her kelimesi kendi içinde bir kemale sahip. Bu da şiirlerin kalıcılığını ve estetik gücünü arttıran bir unsur. Bunun için de ayrıca tebriği hak ediyor.

 

.

.

“Bakışları büyüyor karşı koyuşları hızla

Apartmanlar koyulaşıyor yere dik

Bir çiçeği izleyin nasıl başlıyor düğümlenmeye

Yıllarca sıkılmadan ya da sıkılarak hızla

Parmağından binlerce görüntü geçiyor

Yol kenarı saksılar

Yorgun bir çakal

Islanmadan temizlenen yüz”

.

.

 

 

Yaman’ın ilk şiir kitabı olan Sihirbazın Düğünü’nde olduğu gibi bu kitapta da yoğun bir tefekkür gücünün varlığından söz edebiliriz. Eneden topluma, zerreden tabiata, bakmaktan görmeye bir çok düşünceye yelken açıyor insan. Bu noktada size tavsiyem Eğer Bensem’i kendi kendinize kalabileceğiniz sessiz, sakin bir yerde okumanız.

 

.

.

Her gün aynı cenaze

Sivrilen karanlığa

Gömmek güneşi”

.

.

 

Şairimize ve kitabı okuyacak olan herkese hayırlı olmasını diliyorum.

Eser Sahibi:
Website:
0 Yorum Bulunmaktadır.

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *