PİKAPTA KIRK BEŞ DEVİRLİ BİR PLAK

Murat Batmankaya
Durmuş, mağrur basamakları çürümüş, terasında metal çıngırakların geçmiş zaman ninnileri mırıldandığı ahşap köşk yavrusunun merdivenlerinde soluklanınca, müjde erişti:   - O gelecekmiş!   Durmuş’un dili, yanağına y... ,…

KARAR

Bahar Paşalı
Yani dikkatli yürümeye çalışıyorum ama elim kolum hiç boş durmuyor Hakim Bey. Sürekli birilerine çarpıyorum. Takılıp kalmaktan yürüyemez, başıma bela açmaktan dışarı çıkamaz oldum.   Kaç defa inanın bilmiyo... ,…

DÖVECEĞİM İLLAKİ

Cüneyt Tüzel
“Kadın çok konuşursa ne yaparsın abi?” Taksime binen sarhoşun sorusuyla irkiliyorum. Hali perişan. Uzun zamandır kafasına taktığı şeye çözüm arıyor. İçine düştüğü kaostan kurtulmak için son çare benden medet... ,…

EŞYALARA FISILDAYAN KADIN

Hande Aydın
Bizim evde eşyalar ailenin bir ferdi gibidir. Uzun zaman aynı mekânı paylaştığımız için bu sessiz taife, durduğu yeri, kapladığı alanı öyle bir sahiplenir ki ev ne kadar küçük, yer ne kadar dar olursa olsun fark etmez. Orası o eşyanındır. Başka ... ,…

KORKULUĞUN RÜYASI

Şule Köklü
Köprünün kenarından sarkıp hayretle baktı. Eğildi doğruldu, eğildi doğruldu. Ağacın dalı yapraklarıyla bir taç gibi uzandı başına. Şapkasını çıkarıp tekrar eğilince saçları iki tarafa döküldü. Saç dedimse öyle on beşl... ,…

TOPAL

Emre Şahin
Ben bir topalın yanından hızla geçemem. Bir yanım duvar, tırmanamam; diğeri yol, çıkamam. E, ben de bir topalın yanından geçemem. Filmlere, kitaplara ve inceliklerin yaşandığı anlara ihanet etmektense kalırım öyle. Evet, kimse görmeyecek ve bu bir g... ,…

KANİ BEY

Zeynep Kaplantaş
Dar alınlı, sivri çeneli bir adamdı Kani Bey. Kaldırım taşlarını incitmekten korkan bir adam. Yüzünü yerden kaldırmadan yürür, kasten çarpsalar omzuna kendi kuytusuna sokulur. İncecik sesini duyanlar uzun boyunu ve yapılı vücudunu s&uum... ,…

DİL ÇIKARAN AĞAÇLAR

Emine Bayındır
Ben evlenirken, babam ağaçları suluyordu. Yere çömelip herkese sırtını dönmüştü, küserek tahtını terk eden gururlu bir kral gibi. Annem tel tel ayrılıyordu kendinden. Bunu biliyordum, hiçbir şeye özenmedim. Saç, makyaj, kı... ,…

GAZİ

Nimet Büşra Kararmaz
- El gınamaz ayrılığı ver Rabbim, dedi.   Ölümün Fadıma Bacı’nın dilindeki karşılığıydı bu. Ölmesini istiyordu. Kefene sarılı bedeni odanın ortasına koyup karnına bir bıçak bırakmak; o sessiz beyazlığın başında feryat figan ederek ağlamaktı... ,…
 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16