MANDALLI ÖYKÜLER

Meliha Öz
“Şıp!” İşte yine o iğrenç ses. Drogo oturdu. Demek ki bu aralıklı olarak işitilen bir sesti, son sesler başlangıçtakilerden daha hafif değildi. “Şıp!” İşte yine o iğrenç ses. Drogo oturdu. Demek ki bu aralıklı olarak işitilen bir sesti... ,…

HALEP’İN ŞAİRLERİ

Aziza Rüya
Bir çöl, koca bir ateş büyütüyormuş rahminde. Duvarlara çarparak durabilen, uğursuz sesler büyütüyormuş. -Hızla derinleşen sinsi uğultular sardı etrafı. Ürkmüş yaprakların hışırtısına gömüldü kuşlar, par&cc... ,…

PARÇAM

Berrin Erdoğan
Akşamları, Tanrım bu sırrımız olsun diye sayıklayarak uyuyorum, kalktığımda yastığımın kenarında bir et parçası. Artık aramızda kalmıyor yaptıklarım, beni merhametin neden terk etti! Günüm, ertesi sabah karşılaşacağım parçaya can veren hatalarımı sayarak g... ,…

ZİRVE

Ali Murat Binark
- Sakın aşağıya bakma!   Günlerdir tırmanıyoruz ve ben hiç aşağıya bakmadım. Çoktan zirveye ulaşmamız gerekirdi ama zirve görünmüyor bile. Aslında hiçbir şey görünmüyor, tipi beyaz setler çekiyor önüm... ,…

KOLONYA

Aysun Özkan
Kokuyu tanıdım. Oysa daha koridora adımımı yeni atmıştım. Bütün katı istila edecek kadar yoğun, keskin ve hükmediciydi. Aynı eskisi gibi. Odalardan dışarı uzayan meraklı bakışlara hiç şaşırmadım. Ya da annemin yanından ayrılırken elini koklayan hemşirenin bu... ,…

ROBINETTE

Emre Şahin
Herkesi çıkardılar vitrinden. Özenle açılan düğmelerin, acelesi olmayan fermuarların tutturduğu kumaşlar, uykusunu alamamış birinin üstünden çekilen battaniye gibi sıyrıldı vücutlarından. Duvarın dibinde çırılçıplak bekl... ,…

KOCA

Önder Şit
Ne yana döneceğine karar veremedi, sağa mı sola mı, düz mü gitse, ne yana? Ne yana dönse, nasıl kurtulsa bu baskıdan, nasıl? Düşündü, sol elinin parmaklarını montunun cebine soktu, ısındı üşüyen parmakları, sarıdan pembeye doğru, p&uum... ,…

KEM GÖZLER

Hatice Tekin
Misafir gelecek. Neden son dakika ararlar ki!   Salona koştum. Pazar yerini aratmayan görüntüsünden kurtulmak için elime geçeni toplamaya başladım. Çabamın nafile olduğunu anlamam kısa sürdü. İki kolumun altında, onca eşya... ,…

SEFER KAYITLARI

Muhammed İkbal Yıldırım
Buradayım, bu arada. Altı cihetin ve geçmişle geleceğin ortasında. Bir nokta ve bir an; yani hiç.  Kuşun tüylerinde değildi fakat renklerindeydi fırtına. Oradan gözlere ve sonra zihinlere geçtiğini gördüm. Bu fırtına kirpiklerimi u... ,…
 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18