BİR ESKİ BABALIK HALİ

derimden sıyrıldı arayışın teli

yüzüm milyonlarcasına parlayınca bir ateş

unut geceyi

yağmurları hatırla diye sürdü annem yola

 

unutulacak bir şeymiş gece

yolculukla temizlenirmiş omzumda kirlenen çağrı

uyanmışım bir zamanlar bizden yanaymış uyanmak

zamanda durulurmuş kaskatı tavrım

denizi öpmemle kuvvetli

solgun bir ay parçalanmış alnımda

namını savaştan alan toprakta uyanmışım

dünkü sabaha

kimse yokmuş susanlardan susanlardan başka

ardına gömülmüş şehrin

beni yeni isimlerle bulan

 

harabelerinden tanınan bir şehir

buradan çok önceleri geçmiştim

kadife merasimi fışkırır yatağında suyun

çalkalanır hayat saat çatlıyor

yanıp yanıp sönen sokak lambalarından şavk

yüzüm susmuş şarkıları eski dilde söyler

durgun manivela kollarında tik tik tak

 

yakamdan içeri süzülen keşif

ruha karşılık vakit geçti benden

sabah bilmez dağ bilmez akşam giyinmişler

gözleri uçunca kuş sayılan kuşların

gövdesinde nakış

polonyada dilim dilim kesilen kuşların

kırbaçları dövdükçe ensemi kuşların

doğumu müjdeleniyor

akşam giyinmişlerin gözleri oradaydı

 

yüzümü kapıya astım sulara astım temizlenmedi

astım boynum ağırlaştıkça dünya çarptı yüzüme

 

siperden gövdemi topladım dağın çekilmesini

dönüyorum yüzümde yuvalansın cümle vurgun

dönüyorum adımlarımla temizleniyor şehir telaşım sessiz gazete kupürleri sessizlik kitap külleri sessizlik

vesikalıklar ağlama sesleri

eve dönüyorum her şey yerinde her şey ansızın her şey sessiz

sessizlikte anımsanıyor çünkü ne varsa anımsanacak

uyansam gövdemde ulumayla uyusam sağımda bıçak

dönüyorum tarihten asiller töreninden eve üstümde siyah kazak üstüm bir eski babalık hali

 

benim güzel evladım babam

sözün güçleştiği yerde duran vahşet freski ve konuşmalar

ne çok söylüyorlar ne çok söylüyorlar ve hiç susmuyorlar

sanatmış silahmış anneler bile

 

kalmadı insanda. ürpermeye bir şey

Eser Sahibi:
Website:
1 Yorum Bulunmaktadır.
  1. Buğra Yağız
    Abi hiç bişey anlamadım ya :))

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *