KÜÇÜKLÜK

şaha kalktıkça gömülüyor atlarımız

bakarken bulanık fotoğraflara

suçu ne diye soramam

kaçışıyor sıkıya gelince yüzleri küçük insanların

herkesi masum gösteren ayna

rahat; rahatsız döşek

gölgeler uzun ve koyu, bitmeye ramak kala

ışıyacak yollarımız kırılınca bakışlar

yorsun huzursuz yatak, rüyalara katil

izleri çıksın sırtımıza hasırların

şaha kalktıkça gömülüyor atlarımız

dizgini çekmek zor değil

 

neyi yitirdiğinde aramaz insan

nerede kaybolduğunda bulunmak istemez

kıtaların güneyine inerken gemilerle

aşılmaz deniz, ne güzel şeydir küçüklük

 

acı soğuklar içiyor beyaz serçeler

kendinin avı

zıplaya zıplaya kendinin avı, göğsünde çizikler

paydos borusu çaldı

dönelim suretleri arkamızda bırakıp

terk edilen tepe, kırık diş ve kanlı çöl dönüşleri

yüzün kerkenez, suya bakmalısın, ha gayret

kılıçlar girdi kınına, büyüğü şimdi cengin

kahraman olduğunu bilmesin kimse

sen de bilme, ne güzel şeydir küçüklük

 

karışık adımlarla yalpalasan da vur kendi kendine

yatakları dikenle dolu durgun aksa da derelerin

geceleri dünyalar doğuruyor tahta kulübe

iki büklüm, sırtı saraylara dönük

sezmeye yarayan ışıltı, güneş sandığımız kabarcık

ben sandığım, alabildiğine köpük

hepsi eriyor birden, her taşta volkanlar saklı

varılmaz ufuk, ne güzel şey küçüklük

Eser Sahibi:
Website:
0 Yorum Bulunmaktadır.

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *