Toprağın Ölümü

Bir hayal kırıklığıyım ben,
kadının, erkeğin ve tanrının sularında
kırılan dal sesleriydim; ayaklarım
kurumuş bir sırdı, kırıldı ayaklarımın altında:

Bir hayalin içinden kalkıp bir soğuk yatağa,
bu kaçtır, çırpınıp düşüyorum her gece.

Senin artık kardeşlerin yok, uzak bir çatırtıyla
adını anmaktan dili kör olmuş bir Yâkup, yok.

İnsan senin ne çok kuyun var sana benzemez
benim ne çok uykum yitip gitmiş bir tıkırtıyla.

Kara evlerinde karanlık kentin
öğrendin, ey Rilke, ben’im içinde yerleşik
saplanan yolcu, benim.

Bir hiyeroglifte, hâlâ, çarpıp duran bir eski kapı:

Ağzımın ve sesimin tuhaf yankısı kendini
yeni bir dilin eşiğinde bulmada. Çün ki insan
irkilmek için kendinden, dikilmiş birbirinin ağzına
kırılgan büklümlerin yankısını aramada.

0 Yorum Bulunmaktadır.

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *