TREN KADAR UZUN BİR İÇ SIKINTISI

belki de dışarıda kimse yoktur.

dünyadaki tek insan akıl hastanesinin bodrumunda unutulan

orta yaşlı bir kadındır

geri kalan herkes bir delikten aşağı kaymış olabilir

tren kadar uzun bir iç sıkıntısıyla mumyalanmış olarak

 

yatağa bağlanmış o deli kadın

olmayan bunca şeyi hayal ediyordur

pişmesi gereken yemekleri, silah seslerini, bankada sıra bekleyenleri

sesler parmaklara dönüşmüştür belki

 

sen dev bir gökyüzü yaratığı olarak hastanenin camlarını kırabilirsin

pençene beni alırsın denizlerin üzerinden uçabiliriz.

ağaçların karmakarışık köklerinin arasından uçabiliriz

bana öğretilen her şeyi bana kusturabilirsin

“ilaç saati” diyen hemşirenin olmadığını kusturabilirsin

 

her uyandığımda rüya başlar

gerçek, bir delikten aşağı kaymış olabilir

pençene aldığın beni tam kalbimin üzerine fırlatabilirsin

kalbimi kemirerek büyüyen farelerle

kalbimin içinde çarpışabiliriz

 

zaman tırnaklarını yiyen bir çocuk gibi

dakikaları yiyor odada

tavana boş gözlerle bakıyor deli

doktor, kızının bugün doğum günü olduğunu söylüyor

tavanda bir pasta görüyor orta yaşlı kadın

pembe elbiseli bir çocuğa hediyeler veriyor insanlar

o insanlar tavandan aşağı inip

deliye de ikram ediyorlar bu pastadan

tam onu zehirleyeceklerken

camları kırarak bir gökyüzü yaratığı dalıyor odaya

Eser Sahibi:
0 Yorum Bulunmaktadır.

Yorum Yapın!

Gerekli tüm alanları lütfen doldurunuz. *