SUÇ VE...

Öykü
            Beyaz bir arabayı sürüyordu. Rüzgâra karışan sesini duydum ama ne dediğini anlamadım. "Hasan!" dedim, "çok hızlısın." Bunu duyunca gülümsedi, daha da hızlandı. Köşedeki k... ,…

TURUNCU ÖLÜM

Öykü
"Sıkı giyin," dedim kendime. Annem yanımda yoktu, olsa o söylerdi. Hele bir de gitme sebebimi bilse alnımdan öperdi.  Issız bir yere giderken yanıma alacağım iki şeyin ne olması gerektiğini düşündüm. Bir sürü “iki şey” saydığımı... ,…

ÖLÜM GÜREŞİ

Öykü
         Karanlık, varlıkların sadece üzerine değil, içlerine sinmişti; güneş doğsa bile etraf yeterince aydınlanmıyordu. Sokakta oynayan çocuklara bakıyordum. Anneannem de aralarındaydı. Oyunlarına karışıyor; bazen ... ,…

ARAF

Öykü
            Saliha yurt dışı anılarından bahsediyordu. Bir sabah güneş doğarken uyanmış. Perdeyi kaldırıp dışarı bakmış. Trafiğin sessizce aktığını ve insanların işe gittiğini görmüş. "Amerika filmlerde anlatıl... ,…

BİR GECE YARISI

Öykü
“Kaybetmeye başladı mı önünü alamıyor insan,” dedi ölgün sesiyle. Sonra da başını kaldırıp etrafına bakındı; yakınından geçenlerin onu duyup duymadığını anlamaya çalıştı. İncelen pantolonundan içeri giren soğuk havanın etk... ,…