MİSKET

Öykü
Hazırlıksız yakalanmamak için uğraştım ama olmadı. Şaşırmadım çünkü vurulmak üzereyseniz o âna yoğunlaşarak havadaki merminin yönünü değiştiremezsiniz.   Aynı damarların içinde akıp durmaktan sıkılan kanınız ö... ,…

HELAL OLSUN

Öykü
Merhumu nasıl bilirdiniz? Cami hoparlöründen çıkan ses karşı evin duvarına çarparken kelle paçayı acılı severdi, diye geçirdi içinden. İyi bilirdik! En sadık müşterimdi. İyi bilirdik! Hava bulutlu, yağmasa bari. İyi bilirdik! Hakk... ,…

BİR BALIĞIN KAFASINDA DÜŞMEK

Öykü
Rüzgâr, gitar kılıfının fermuar ucunu sallayıp duruyordu. Loş vapur güvertesinde sanatlarını icra edecek yer arayan iki müzisyen yakınıma oturmasın diye dua ederken başımı öne eğdim. Ne kadar uzak olsalar o kadar iyi. Onlardan ya da müziklerinden ho... ,…

TOPAL

Öykü
Ben bir topalın yanından hızla geçemem. Bir yanım duvar, tırmanamam; diğeri yol, çıkamam. E, ben de bir topalın yanından geçemem. Filmlere, kitaplara ve inceliklerin yaşandığı anlara ihanet etmektense kalırım öyle. Evet, kimse görmeyecek ve bu bir g... ,…

ROBINETTE

Öykü
Herkesi çıkardılar vitrinden. Özenle açılan düğmelerin, acelesi olmayan fermuarların tutturduğu kumaşlar, uykusunu alamamış birinin üstünden çekilen battaniye gibi sıyrıldı vücutlarından. Duvarın dibinde çırılçıplak bekl... ,…