ANNESİNE HİÇ BENZEMİYOR

Öykü
            Hikâyesini anlatırken durduk yere susar, parmaklarını çıtlatmaya başlardı. O suskunlukları hızla geçmelisin. Sakın, kemiklerin çıtırtısını dinleme. Özlem’i değil de parmakları... ,…

ŞEYTAN KOVULMADAN ÖNCE

Öykü
İblisin elleri kuyunun taş duvarını kavradı. Parmaklarını gördüm önce. Ak inciler uzaktan parıldıyordu. Ah, o kara kuyunun içinden çıkan şeytan. Ayağım takılsaydı da yürüdüğüm yolu can havliyle gerisin geri dönüp kuyunun ... ,…

KİTAPLAR ARASINDA DELİLER

Deneme
Houston’daki evimizin hemen yanında küçük bir halk kütüphanesi vardı. Kapısında yatıp uyuyan bir deli, sabah akşam demeden kütüphanenin bahçesini arşınlardı. Dimdik dururken bakışlarını belli bir noktaya sabitler, uzun süre k... ,…

TREN İSTASYONUNDA SAHTE MERHAMET

Dosya
Tolstoy, hınç ve nefretle çıkmıştı rayların üzerine. Tanrı’nın öfkesini taşıyordu. Yazar ve karakteri arasındaki mücadele böyle başladı. Evet, bir mücadeleydi bu. Çünkü Anna, satırlar boyunca Tolstoy’a kendini an... ,…

POSTMODERN MEKÂNLAR: BOŞ ODA, KRATER VE #SOTOSUMMER

Dosya
Sanat; boş bir odayı doldurmaksa, postmodernizm o odada ışıkları otuz saniyede bir yakıp söndürmektir. Işık yanarken gördüklerimiz ve karanlıkta kalanların bize hissettirdikleri kişisel deneyimlere dayanır. Işık söndükten otuz saniye sonra karşımıza ... ,…

O. HENRY BİR GARDİYAN DEĞİLDİR

Gezi
Austin, Teksas’ta kutu gibi bir eve adımımı atmadan önce O. Henry’nin hayatını biraz kurcalamıştım. Asıl adı: Orrin Henry. Ohio’da yaşayan bir polis şefiymiş. İç savaşta gazi olunca şeriflik yapmaya başlamış. Sessiz, çöp gibi ince. Ama di... ,…

Bir Öykü Karakterinin Serzenişi

Gezi
Kayıp bir hikayenin kahramanıymışım. Nerede olduğu bilinmiyor. Kimse okumamış. Okuyanlar unutmuş. Hayal meyal hatırlayanlar oldu. Ama sadece ismimi: Güzin. Bu ismi hiç sevmem. Belli ki yazarı benden pek hazzetmiyormuş. Çünkü bu benim hikayem olsa kend... ,…
 1 2 3