DAİMÎ GALİP: ÖLÜM

Deneme
Hayat, çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona, en korkunç ıstıraba doğru tepetaklak inmektir.                           &... ,…

MARKİ

Öykü
Et kesim makinesi, tezgâhın bir metre kadar üstüne sabitlenmişti. Turuncu demirden bir boru ile yükselen gövdeyi metalik motor kaplıyordu. Motorun ucundan aşağıya, tezgâha doğru, kesici, sivri bir kıl testere iniyor, gelen etler bu noktada, anında ... ,…

KA-BA-SABA

Öykü
Çok çaresizim, olduğundan fazla, bir hayli, tir tir çaresizim. Ne var ki, gelin görün ki, insanlar, bu kasabanın insanları, bu kasabanın kaba saba insanları bana inanıyorlar, bana kucak kucak, yaşam kadar, sıkı sıkı, gece berraklığında, su misali, i... ,…

BEYHUDE HİCRETİN HİKÂYESİ

Kitap
“Ben ne öğrendiysem çöplerden öğrendim. Ne zaman bir çöp konteynırına eğilsem hakikat sanki ordaymış, işte şimdi karşıma çıkacakmış gibi hissettim.” (Uzun Yürüyüş, s. 34) “Eti yedi. Uzun süredir yediğ... ,…

EFSUN

Öykü
“Mahallemizin o güzelim sokaklarına tehlikeli kuşlar dadanmış, obur kuşlar dadanmış, iri tırnaklı ve sefil kuşlar dadanmış. Önce koca göbekli çınar ağacının civarına yanaşmışlar kara bir gölge olup. Akan kirli dere suyundan içmişler kana ka... ,…

LA-KAYIT

Öykü
Bulutlara tutunduğumu anlattım size, inanmadınız.   Yanında yöresinde kâğıt yığınları vardı Deli Erol’un. Siyah kasketinin korumalığı yıpranmıştı, üstüne hastalıklı bir kuş pislemişti, ona bakıyordum, kuşa değil adama. Büyük bir caddeni... ,…

KOCA

Öykü
Ne yana döneceğine karar veremedi, sağa mı sola mı, düz mü gitse, ne yana? Ne yana dönse, nasıl kurtulsa bu baskıdan, nasıl? Düşündü, sol elinin parmaklarını montunun cebine soktu, ısındı üşüyen parmakları, sarıdan pembeye doğru, p&uum... ,…

US

Öykü
Olanları gördü su, aktı ve gitti.   Gök henüz parçalanmamıştı, kara bir örtüyü andırıyordu, mavi kuşlar geldiler bir vakit, tırnakladılar boşluğu, tırnakladılar, kıtır kıtır deştiler boşluğu, kıtır kıtır öldüler, boş... ,…